
Dün Muşspor karşısında sezonun ilk mağlubiyetini aldık. Ancak karşılaşmayı sadece alınan sonuç üzerinden değil, oyunun bize gösterdikleri üzerinden değerlendirmek gerekiyor.

Genel görüntü itibarıyla 4-3-3 dizilişiyle sahaya çıktığımız karşılaşmada Ferit ve Enes'in zaman zaman yan yana gelmesi, orta sahada oyun kurma ve topu ileri taşıma konusunda bazı sıkıntılar yaşamamıza neden oldu.
Özellikle ilk yarıda Muşspor, sağ kanatta Onur Ramazan Toprak üzerinden oldukça etkili oldu. Kanatları iyi kullanan, topu hızlı ve çabuk dolaştıran Muşspor, ilk yarıda daha fazla topa sahip olan ve pozisyon üreten taraftı.
Burada bizim de oyunun bu bölümünü biraz kabullendiğimizi söylemek gerekiyor. Rakibin oyununa karşı yeterince karşılık veremediğimiz anlar oldu.
Ancak golü duran toptan, korner organizasyonundan bulmamız önemliydi. Disiplinli olduğumuz ve rakibin hatalarını değerlendirebildiğimiz bölümlerde bizim de etkili olabileceğimizi gösterdik.
Muşspor'un akıcı hücumlarından birinde, bireysel yetenekle çıkarılan şut sonucunda golü kalemizde gördük. Orta saha olarak karşılık verebileceğimiz, şut bölgesinde daha fazla önlem almamız gereken bir pozisyondan gol yedik ve ilk yarı bu skorla tamamlandı.

İkinci Yarı Farklı Bir Somaspor
İkinci yarıya teknik heyetin zamanında müdahalesiyle başladık. Üçlü stopere dönülerek orta saha beşlendi ve özellikle rakibin etkili kullandığı sağ kanada karşı tedbir alındı.
Bu değişiklik oyuna da olumlu yansıdı.
İkinci yarıda daha dengeli, daha kontrollü ve daha dirençli bir Somaspor vardı. Rakibe kolay pozisyon vermedik. Orta sahadaki kalabalık yapı sayesinde hücum bölgesinde de daha fazla oyuncuyla çoğalmaya ve pozisyon üretmeye çalıştık.
Fakat son bölümlerde geri dönüşlerde ve alan kapatmada yaşadığımız sıkıntılar yeniden ortaya çıktı. Özellikle yemememiz gereken bir bölgede rakibin çektiği şuta yeterli önlem alamadık ve ikinci golü kalemizde gördük.
Oyunun son bölümünde ise hücumda forvetimizin önde yeterince kalamaması, hücumdan savunmaya geçişlerde çabuk dönemememize neden oldu. Bu durum rakibe alan bıraktı ve üçüncü golü de yine savunma geçişindeki zaafımızdan yedik.

Mağlubiyet Var, Ama Çıkarılacak Dersler de Var
Son dakikalarda yaşanan gerginlik ise takım olarak bize yakışmayan, gereksiz bir görüntüydü. İçeride ya da dışarıda, sonuç ne olursa olsun üç ihtimalli bir maç oynadığımızı unutmadan oyunun içerisinde kalmamız gerekiyor.
Bugün ilk mağlubiyetimizi aldık. Fakat ikinci yarıda yapılan taktik değişiklik ve takımın buna verdiği cevap, teknik heyetin oyunu okuyabildiğini de gösterdi.
Eksiklerimizi ve yaptığımız hataları doğru analiz ettiğimiz sürece bu mağlubiyet bizim için bir son değil, gelişim açısından önemli bir ders olabilir.
Daha dikkatli savunma, daha doğru alan paylaşımı, hücumdan savunmaya daha hızlı geçiş ve özellikle şut bölgelerinde rakibe daha az fırsat vermek zorundayız.
Dün kaybettik ama iyi mücadele eden bir takım vardı. Şimdi yapılması gereken, mağlubiyeti büyütmek değil; hataları doğru okuyup bir sonraki maça daha güçlü çıkmak. Keyifli haftalar diliyorum. Doğan Gülşen




